Figür Kehaneti: Agalmatomancy

Figür Kehaneti: Agalmatomancy

agalmatomancy

Yunanca agalma (‘figür’) ve manteia (‘kehanet’) sözcüklerinden gelen Agalmatomancy, antik mekanlarda tutulan insan formundaki heykeller ya da Terafim aracılığı ile kehanet uygulaması ve sanatıdır. Idolomancy uygulaması ile yakından alakalıdır.

Antik zamanlarda, tapınak rahipleri automata yapım sanatında eğitildikleri dönemlerde, devasa metal ya da taş heykeller yapılarak bunlar gelecekle ilgili kehanetlerde bulunmak için kullanılırlardı.

Ruhların heykellerin içine girme gücü olduğuna yaygın şekilde inanılırdı ve bu idollerin gelecekle ilgili sırları açığa çıkarabilecekleri düşünülürdü. Heykeli kim ele geçirirse güçlerinden onun faydalanacağına inanılırdı.

Eski kahinler tanrıların temsili resim ya da heykelcikleriyle donatılmış ufak sunaklarda kehanet uygulamaları yapardı. Fallik idoller primitif kültürler tarafından tapınma objesi olarak kullanılmalarının yanı sıra kehanet amaçlı da kullanılırlardı.

Sessizce oturup meditasyon haline geçerek ve istenilen tanrının figürüne odaklanılarak o tanrı ile iletişim kurulabileceğine inanılırdı.

Kehanet yanıtları rüyalar aracılığı ile, çizimlerle ya da diğer benzer yollarda gelirdi. Bazı antik kehanet tapınakları bu kategorideydi, pagan rahipler heykeller ile konuşur ve gelecekle ilgili sorulara yanıtlar alırlardı.

Antik kültürler, özellikle İbraniler, aynı zamanda Terafim’e inanırlardı. Ev tanrılarının resim ya da heykelcikleri duvara asılır, bunların insanlarla konuştukları, öğütler ve alametler verdikleri düşünülürdü. Bu uygulamalar erken dönem İsrail tarihinde hoş görülürdü. Kral Yoşiyahu zamanındaki reformlarla uygulamalara yasak getirildi.

Afrika’da Burkina Faso Lobi kabilesinden “buori” yani kahinler Batebas adı verilen heykeller aracılığı ile kehanetlerde bulunurlardı. Bu heykellerin içlerinde ataların ruhlarının yaşadığına ve ruhların insanları kötü güçlerden, açlıktan, hastalıktan ve ölümden koruduğuna inanılırdı. Fildişi Sahili’nde Senufo halkının Sando gizli topluluğundan kahinler de heykeller kullanırdı, yüksek oranda stilize edilmiş bu heykeller aracılığı ile kehanetlerde bulunurlardı. Bu heykellerin bozkır ruhları ya da ataların ruhları tarafından işgal edildiklerine inanılıyordu.

Eski bir İngiliz halk hikayesi bir rahibin kilisesinin canavar heykellerini canlandırdığını ve bunların gece şehrin üzerinde uçtuğunu, gece olduğu için kimse tarafından görülmediklerini anlatır. Rahibin anlattıklarına halk önce inanmaz ve rahip kiliseden uzaklaştırılır. Sonraları, rahibin canavar heykellerinden (gargoyle) öğrendiği kehanetlerin doğru çıkması üzerine halk rahibin doğru söylediğini görür.

 

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Falfalcı.com sitesinde arayacağınız bütün falları rahatlıkla bulacaksınız. Bütün falların detaylı içerilerini bulacaksınız ve bu falların nasıl bakıldıklarını öğreneceksiniz. Hem fallar hakkında bilgi alacak hemde falcıların hayatlarıyla ilgili bilgiler bulacaksınız. En çok kullanılan kahve falı ve tarot falı hakkında detaylı bilgilerde sizi burada bekliyor. Fal Falcı sitesinde sizin gibi fallarla ilgilenen kişilerle iletişime geçebilirsiniz.

© 2015 Fal-Falcı