Hint Felsefesi ve Namaste

Hint Felsefesi ve Namaste

ecc95c38ac8e7010cfec7e86d0719f28

1cf4115ebee8a49c29798574cc4b4129Namaste sözcüğü Sanskritçe’de Nama kökünden gelen namas (eğilmek) ve te eki; sen, seni kelimelerinin kombinasyonudur. Önünde tevazu ile eğilirim manasının dışında merhaba, hoşçakal, hoşgeldin, güle güle gibi anlamları da barındırır. Kendisini Tanrı’dan kopup gelmiş bir küçük parça olarak niteleyen kimsenin yine aynı şekilde Tanrı’dan kopup  gelmiş bir başka zerreyi selamlaması durumuna verilen addır. Barındırdığı felsefesinin dışında aslında her kültürde ve dilde var olan selamlama yöntemlerinden biridir. Özellikle Hint Kültürü’nde çok geniş bir yer tutar. Hint felsefesi, geleneksel olarak dinsel ve gizemsel bir felsefedir. Çeşitli ırkların kaynaştığı ve birbirleri içinde eridikleri bir ülke olan Hindistan, genellikle, dinsel felsefenin beşiği sayılır. Hindistan’da en basit inançlar bile bir felsefe değeri taşır. Hindistan’a özgü dinsel felsefenin ayırt edici niteliği bireysel oluşudur. Bu felsefenin dış görünüşü altındaki öz, öğrenilemez ve öğretilemez. Kişi kendi kurtuluşunu sağlayacak bu özü ancak kendi derin düşünmesiyle elde edebilir. Bireysel derin düşünme gizemciliğin de kaynağıdır. Bu bakımdan Hindistan, gizemciliğin gerçek vatanı sayılmalıdır.

images

Hint inançlarının bir başka özelliği de bütün Hint dinlerinin birbirlerinden türedikleridir. Bütün bu dinlerin kaynağı, Hindistan’ın asıl ve en eski yerlileri oldukları kabul edilen Vedaların Vedacılığıdır. Hindistan’ın ulusal ve en eski dini Vedizm’dir. Çoktanrıcı Vedacılık giderek çoktanrıcılıkla tektanrıcılığı uzlaştıran Brahmanizm’i ve daha sonra da bunların daha bir gelişmişi olan Hinduizm’i doğurmuştur. İ.Ö. 6. yüzyılda bu din anlayışının birer reformu olarak ortaya çıkan Budizm’le Jainizm tanrıcı anlayışı tanrıtanımazlığa yönelten birer sapkınlıktır. Sayısız mezhepler ve tarikatler bu temel dinsel felsefeleri geliştirmişlerdir. Dinsel felsefenin kaynağı olduğu gibi mitolojinin de kaynağı Vedacılıktır. Çok zengin mitolojik bir kaynak olan Veda’lara daha sonra Mahabharata ve Ramayana destanları eklenmiştir. Hindistan’da 850 dil konuşulur. Hindistan’ın resmi dili olan Sanskritçeyi Ârî istilacılar (bu sarışın kuzeyliler kendilerine soylu anlamında arya diyorlar ve Hindistan’ın yerlilerini aşağı halk anlamında parya sayıyorlardı) getirmiştir. Hintliler, kendi ülkelerine Bharat erler. Bharata Hintlilerin mitolojik atasıdır. Mahabharata destanı Bharata’ların öyküsünü anlatır. Hint çoktanrıcılığı, bir tek tanrının çokgörünüş’lerini dilegetirir. Bu bakımdan temelde bir tektanrıcılıktır. Tüm doğa Brahman adı altında tanrısal bir ekgüç olarak soyutlanmıştır. Bu tekgüç insanlara üç ayrı tanrı biçiminde görünür: Brahma, Vişnu, Siva. Tekgücün üç ayrı görünüşü olan bu üç tanrının da teklikte çokluk olarak çeşitli görünüşleri vardır: Örneğin Siva’nın sekiz görünüşü vardır: Bhava (varoluş), Bhairava (müthiş) vb…Vedacılığın Aditya’sı untitledaltılık bir tanrı grubudur. Toprak ana Matar’ın çeşitli görünüşlerinden biri olan Aditi (özgürlük)’nin oğlu Aditya (kosmos) bu altı görünüşte Bhaga (mal koruyucusu), Aryantan (insan koruyucusu), Amsa vb. gibi çeşitli adlarla anılır. Tanrıtanımaz bir sapkınlık sayılan Budacılığın Buda’sına bile sonraları çeşitli görünüşler yakıştırılmış Buda’lar meydana gelmiştir. Aksobhya (sarsılmaz), Bhaisajyaguru (dertlere derman), Amida (sonsuz ışık), Avalokitesvara (lanetlilere acıma) vb. Buda’nın değişik görünüşleridir. Tek tanrının değişik görünüşleri olan bu çoktanrılar da çeşitli avatar’larında çeşitli görünüşler alırlar. Bundan başka bu tanrılar kolaylıkla birbirlerine de dönüşürler. Örneğin Vişnu kimi yerde Rama, kimi yerde Krişna olur. Evrensel varlığın birliği, çeşitli görevlerin gerektirdiği çeşitli görünüşlerle böylece çoklaştırılmıştır. Kimi incelemeciler Hint mitolojisinin çeşitli mitolojilerin kaynağı olduğunu ilerisürmüşlerdir. Bu incelemecilerin saptadıkları pek çok usa uygun kanıtlara örnek olarak baba tanrı Diyaus pitar (Yunanlıların Zeus pater), gece tanrıça Nakta (Yunanlıların Nyks), rüzgar tanrı Vata (İskandinavların Votan), gök tanrı Varuna (Yunanlıların Uranus, İranlıların Ahura) gösterilebilir. Hindistan’da, din, sanat ve felsefe (gizemsel bir yapı içinde) birbirlerine karışmış olarak gelişmiştir. Rig-Veda insanlığın ilk kutsal kitabıdır ve İ.Ö. 1500 yıllarında tertiplendiği sanılmaktadır. İlk anlayış, Sümer uygarlığından sızdığı sanılan çoktanrıcı bir evren anlayışıdır.

 

 

 

 

Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 3. Sınıf “Çağdaş Felsefe Tarihi” Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); “Felsefe Sözlüğü” Orhan Hançerlioğlu

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Falfalcı.com sitesinde arayacağınız bütün falları rahatlıkla bulacaksınız. Bütün falların detaylı içerilerini bulacaksınız ve bu falların nasıl bakıldıklarını öğreneceksiniz. Hem fallar hakkında bilgi alacak hemde falcıların hayatlarıyla ilgili bilgiler bulacaksınız. En çok kullanılan kahve falı ve tarot falı hakkında detaylı bilgilerde sizi burada bekliyor. Fal Falcı sitesinde sizin gibi fallarla ilgilenen kişilerle iletişime geçebilirsiniz.

© 2015 Fal-Falcı